Avrupa iş dünyasını temsil eden 28’den fazla sektörel birlik, Avrupa Birliği ile Mercosur arasında imzalanan Serbest Ticaret Anlaşması’nı memnuniyetle karşıladı. Anlaşma, dünyanın en büyük ticaret bloklarından birinin oluşmasına zemin hazırlarken, Avrupa’nın kurallara dayalı küresel ticarete olan bağlılığını da net biçimde ortaya koyuyor.
Anlaşma sayesinde, ticaret engellerinin kaldırılması ve AB ihracatının yüzde 90’ından fazlasında gümrük vergilerinin sıfırlanmasıyla, Avrupa şirketleri 270 milyondan fazla tüketiciye doğrudan erişim imkânı elde edecek. Bu durum; ihracatın artması, yeni yatırımların önünün açılması ve özellikle hammadde ile kritik girdilerde tedarik zincirlerinin çeşitlendirilmesi açısından stratejik bir kazanım olarak görülüyor.
Avrupa Komisyonu Ticaret Genel Müdürlüğü’nün (DG Trade) hesaplamalarına göre, anlaşmanın 2040 yılına kadar AB Gayrisafi Yurt İçi Hasılası’na 77,6 milyar avroluk katkı sağlaması ve AB’nin Mercosur’a ihracatını yüzde 39 oranında artırması bekleniyor.
İş dünyası temsilcileri, imza sürecinin tamamlanmasının ardından gözlerin Avrupa Parlamentosu’na çevrildiğini vurguluyor. Avrupa iş çevreleri, anlaşmanın hızlı bir şekilde onaylanması çağrısında bulunarak, ekonomik büyüme ve refahın önündeki sürecin gecikmeden başlatılması gerektiğine dikkat çekiyor.
25 yılı aşkın süredir devam eden müzakerelerin ardından gelinen bu noktada, Avrupa iş dünyasına göre artık bekleme lüksü bulunmuyor; anlaşmanın yürürlüğe girmesi, Avrupa ekonomisi için yeni bir büyüme motoru anlamına geliyor.
Mercosur (Güney Ortak Pazarı), Güney Amerika ülkeleri arasında ekonomik entegrasyonu ve serbest ticareti geliştirmek amacıyla kurulmuş bölgesel bir ticaret bloğudur.
1991 yılında imzalanan Asunción Antlaşması ile kurulan Mercosur’un tam üyeleri Arjantin, Brezilya, Paraguay ve Uruguay’dır. Blok, üye ülkeler arasında gümrük vergilerinin azaltılması, ticaretin kolaylaştırılması ve ortak pazar yapısının güçlendirilmesini hedefler.
Bugün Mercosur, 270 milyonu aşkın nüfusu, zengin tarım, hammadde ve sanayi kapasitesi ile Avrupa ve küresel tedarik zincirleri açısından stratejik bir ekonomik ortak konumundadır.






